23 Şubat 2014 Pazar

Örgüt/Lenin

Örgütsüzleri herkes sever diyoruz. Bu sözümüz özellikle burjuva demagoglar için geçerli, onların sık sık dillendirdiği bir kelimedir. Örgütsüzler… 

AKP örneğin, bir iktidar partisi olarak kendisi dışında hiç kimsenin örgütlenmesini istemiyor. Hatta ileri gidersek neredeyse örgütlenecekseniz bu -gerici- çatı altında örgütlenin diyecekler. Kendi teşiklatları (örgütleri) dışında kim örgütlüyse (herkes) illegal ve terör örgütü. Anlayacağınız oldukça edepsiz bir durum söz konusu, zaten 12 yılı aşkın bir süredir edepsizlikleriyle o koltuklarda oturuyorlar. 

Yine gelin görün ki kendileri örgütlüdür: örneğin bir sermaye grupları vardır, vakıfları, dernekleri vardır. Bu MÜSİAD’tır, TÜSİAD’tır, TUSKON’dur, İslami sermayedir, geleneksel sermayedir, liberal - muhafazakâr vb. gibi niceleridir. Kendileri dışında başkalarının örgütlü olmasını istemezler. Bir de “Herkes birlik olsun” isteyen “Sol” vardır, bunu söyleyen “Sol” yukarıda andığımız bu “Örgütsüz, örgütlü” demagoglar kadar maalesef örgütlü değildir. 

Oysa “Herkes birlik olsun” yerine bugünün şiarı “Örgütlenin” olmalıdır, “Herkes birlik olsun” yerine “Herkes yürüsün, hatta koşsun” denmelidir. Zira ilerleyenler buluşur. Bu yüzden solun akla değil, enerjiye, kapı kapı, mahalle mahalle, fabrika fabrika dolaşıp sol seçeneği örgütleyecek, yazısıyla, konuşmasıyla, duruşuyla bunu umut verecek insanlara, gerçek aydınlara gereksinimi var. 

Biraz önce yukarıda adını andığımız ve kendilerinin dışında başkalarının örgütlenmesini istemeyen egemen blok çözülüyor, piyasacı olduğu için, hırsız olduğu için çözülüyor, gerici olduğu için çözülüyor. Evet, sermayesiyle, TSK’sıyla çözülüyorlar(!) ama bakmışsınız ki hemen yine toparlanıyorlar. Toparlanıyorlarsa toparlansınlar, oysa sol işte buna yani yeniden bu toparlanma nasıl oluyor buna çözüm bulmalıdır. Bu tartışmalara yoğunlaşmalıdır, sol içi tartışmalara değil.

Şunu diyoruz: gerici AKP ve onun gerici şefi çözülme evresindedir, çözülecektir. AKP çözülmeye başladığında, bütün bir ağ çözülecek. Zaten başladılar, birbirlerini yemeye, yiyerek dağılacaklar. Birincisi AKP, Suriye’de savaş suçlusudur, ikincisi hırsızlıktan - yolsuzluktan suçludur. Tırnak içerisinde belirtmek gerekirse AKP “İleri” demokrasisi gidecektir, yerine ABD’nin AKP üzerinden arzuladığı ama bir türlü AKP’nin yerine getirmediği “Amerikan demokrasisi” şu ya da bu şekilde (CHP) önümüzdeki dönemlerde yürürlüğe sokulacaktır. Planda, programda budur. Süreç işlemiştir, işlemektedir. 

Oysa bütün bunlar olup biterken, dışarıda hayat vardır, halk vardır. Gezi ile başlayan hareketlenmeler değerleri vardır, değer diyoruz, çünkü değerlidir ve önemlidir. Değerlidir çünkü Gezi’de kaybettiklerimiz vardır, değerlidir yaralılar ve sakat kalanlarımız vardır. Değerlidir çünkü öyle ya da böyle Kürt hareketiyle birlikte artık Anadolu’da oluşmuş, taşıyıcı çelikten artık sütun vardır. Yüzde 30’luk bir değerdir bu. “Gezi geçti, yaşandı ve bitti” böyle bakılıyor ama öyle değildir. Gezi, geçmiş tüm örneklerin hepsinin de çok ötesine geçen bir halk hareketidir. Yeryüzü çocuklarının tarihte görülmemiş isyanıdır. Bitmez! 

***
Dolayısıyla hayatında dahi oy kullanmamış milyonlarca genç vardır. Bu yüzden onların karşısına örgütlü çıkmayan herkes günahkardır. Bu yüzden şiarımız “Örgütlenin”dir!

Sosyalist sol içerisinde örgütlenmede rekabet olmaz, çünkü solun sınırları içinde kalan her oluşum, herkes örgütlenmelidir, büyümelidir. Sol zayıfmış, parçalıymış, biz inanıyoruz sosyalist sola, sol ayağa kalkar ve aynı yolda yürüyenler buluşur da, birleşir de.

Kim için ayağa kalkacağız, halkın çıkarları, insanlık değerleri için, zira solculuk burada başlar. Solculuk derken CHP vb. solculuktan söz etmiyoruz. Artı değerden, ezen - ezilen meselesinden söz eden soldan, sosyalist soldan söz ediyoruz. Liberalizme bulaşmamış, tavır almış soldan.

Bu yüzden, halka inanıyorsak ve yürüyeceksek önce ayağa kalkmamız gerek! 

Örgütlenin! Yürüyelim!

Hiç yorum yok: